Gerçek Hayattan Karakterleri Canlandırıp Oscar Kazanan Oyuncular

Oscar, herkesin erişebileceği bir ödül değil. Çok çalışmak sonra daha çok çalışmak ve sonra daha çok çalışmak gerekiyor. Disiplin, kuralcılık, uzun çalışma saatleri, bitmek tükenmek bilmeyen ezberler, sonsuza dek sürecekmiş gibi gelen sahneler ve bunları yaptıktan sonra bir de eşsiz bir yeteneğe sahip olmanız gerekiyor. Sonra "belki" Oscar'a biraz yaklaşabilirsiniz. İlgi çekici kısım ise gerçek hayatları canlandırıp, bir de üstüne Oscar kazanabilmek. Yani tam anlamıyla "bir başkası" olabilmek. Dünyayı değiştiren liderler, savaş kahramanları, seri katiller ve daha nicelerinin ilginç hayat hikayeleri filme çekiliyor. İşte bu başarıya ulaşabilmiş üstün yetenekli oyunculardan bir kaçı;

Daniel Day Lewis – Abraham Lincoln

Yaşayan en yetenekli aktris nasıl Meryl Streep ise en iyi aktör de tartışmasız Daniel Day Lewis'tir. Amerika'nın köleliği bitiren, 16. ve Cumhuriyet Partisi'nin ilk başkanı olan Abraham Lincoln rolüyle Oscar'ı kazanan Daniel Day Lewis, başlarda bir kaç kez filmde oynamayı reddetmiş ama sonunda Steven Spielberg'ün ısrarlarına dayanamamış. Ayrıca bir Steven Spielberg filminden Oscar kazanan ilk aktör Daniel Day Lewis olmuştur.

Charlize Theron - Aileen Wuornos

Oscar'ı kazanmanın ilk yolu ya aşırı derecede kilo vermek ya da aşırı derecede şişmanlamak. Güney Afrika'nın en güzel kadını olan Charlize Theron, sıfır beden bir kadınken, Aileen Wuornos'u canlandıracağı Monster filmi için yaklaşık 35 kilo aldı. Bir hayat kadınının nasıl bir seri katile dönüştüğünü anlatan film, hem Charlize'in geçirdiği evrim hem de hikayenin kan dondurucu olmasıyla izleyicileri oldukça etkiledi. Tam da Aileen Wuornos adlı seri katilin doğum gününde Charlize Theron'a Oscar ödülü verildi. Burada gülsek mi ağlasak mı bilemedik.

Julia Roberts – Erin Brokovich

Bir halk kahramanına dönüşmek çok zordur. Özellikle de Erin Brokovich gibi bir hayat yaşıyorsanız. Talihsiz bir araba kazasından sonra üç çocuğu ile yaşam mücadelesi sürdüren Erin Brokovich, milyar dolarlık bir şirketin, bölgede yaşayan insanları Krom 6 ile zehirlediğini keşfeden, ortaya çıkaran ve şirketlere karşı açtığı davaları kazanan bir insan. Dünyanın önemli isimlerinden biri. Hafif kafadan çatlak. Hikayesi filme çekilmeye karar verildiğinde kendisini en iyi canlandıracak kişinin Julia Roberts olacağına karar verildi. Ve Julia Roberts işini o kadar severek ve gerçekçi bir şekilde yaptı ki Oscar'ı kucakladı. Teşekkür konuşması ise hala akıllardan çıkmayan bir sahnedir.

Meryl Strepp – Margaret Thatcher

İngiltere'nin Demir Leydi’si, Britanya tarihindeki tek kadın başbakan ve en uzun süre iktidarda kalmış bir isim. Tüm dünyanın tepkisini üzerine çekebilen bu sıra dışı kadını bir Amerikalı olarak Meryl Streep canlandırdı. Yaşayan en yetenekli aktrislerden biri olduğu için Oscar'ı almamak gibi bir şansı bulunmuyordu zaten ama izlerken gerçekten Margaret Thatcher'ı izlediğinizi düşündüren performansı çoğu Britanyalının tüylerini ürpertmiştir!

Adrien Brody - Wladyslaw Szpilman

Kemerli burunun en saf ve yetenekli örneklerinden Adrien Brody, Polonya'da, Yahudi soykırımı sırasında hayatta kalmayı başaran, yetenekli bir piyanisti canlandırdı The Pianist adlı filmde. Belki de en iyi holocoust filmlerinden sayabileceğimiz yapımda, Adrien Brody film değil de canlı yayından savaşı izliyormuşuz gibi hissettirdi bize. Bu yüzden de Oscar'ı kaptı!